Merhaba Sayin Ziyaretçi
Mayıs 22, 2012, 16:27:31

 Merhaba, Ziyaretçi Lütfen Giriş Yapın veya Üye Olun.

Onemli Duyuru Lütfen Okuyunuz:

Sevgili Arkadaslar Mevzu Forum Olarak; Yeni Adresime Kurulmus ve Veri Kaybi Olmadan Tasima Islemimizi Yapmis Bulunmaktayiz. Bu Yapilan Çalisma Süreci Içindeki Sabriniza Alakaniza Sonsuz Tesekkür Ederiz..




Konu Ilgili Soru ve Fikirlerinizi
http://www.armatr.com/duyurular-ve-mevzu%27nun-kurallari/isim-degisikligi/ Basligi Altinda Bizlere Iletebilirsiniz..


Tesekkür Eder Iyi Forumlar Dilerim Saygilarimla By_TeTiK

Gönderen Konu: Bir Aşk Hikayesi  (Okunma sayısı 534 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Sevda Noksan ...
  • Usta Mevzucu
  • ******
  • Katılım
    0%
    İleti: 3.270
    Konu: 1229
    Nerden: ist
    ReP GüCü : +4376/-34
    Cinsiyet: Bayan
    Gece sancıLı gün doğmaz, Bir türLü sabahLar oLmaz
    Profili Görüntüle
    Çevrimdışı

Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç?
Ya onların aşk uğruna yaşıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşığı aşkın hikayesini…
Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… ‘Aşk odu önce ma’şuka, andan âşıka düşer.’ derler, malum. Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer. Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın… Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar. Bir cezbedir bu. Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır. Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister. Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltıyor. Çember daraldıkça pervanenin aşkı artıyor, şevki artıyor, coşkusu artıyor. Coşkusu arttıkça da cesareti artıyor. Aşk cesaret işidir, neticede. Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe. İlk lezzettir işte o acı. Acı verir, yakar içini. Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar. Acı ve lezzet… Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün… İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek.
Azap kelimesi azp kelimesinden türüyor. Azp lezzet demek. Azabın ne olduğunu buna göre ölçün ve düşünün. İşte kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap… Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar. Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar.
Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur. Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür. Artık pervane ‘hakkal yakin’ biliyordur vuslatı. Bu fenadır. Bu canını verdiği noktadır. Mumun bundan haberi bile yoktur belki. Olmasına da gerek yoktur. Bu pervanenin aşkıdır çünkü. Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı. Ama öbür taraftan mum da yanar. Onun aşkı da, acısı da kendincedir. Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum… Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker. Ateşi su söndürür çünkü. Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar. Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek…
İskender Pala

Bütün aşk hikâyelerinin en unutulmaz en heyecan verici sahnesi, sevenin sevgiliye ilk baktığı andır şüphesiz. Daha doğrusu, onun yüzünü ilk gördüğü vakit. Âşıktaki içsel değişimin başladığı an, gözün sevgiliye ilk takıldığı saniye dilimidir ve aşığın bütün biyografisi, bu “ilk bakışın öncesi ve sonrası”ndan ibarettir. Kalpte ateşin yükselmesi, aklın ve sabrın ateşe düşmesi o ilk bakış ile başlar. Kılıcın kınından sıyrılması yahut okun yaydan fırlamasıdır bu. Sevgilinin yüzü kınında bir kılıç yahut sadakta bir yay gibidir; bakış onu kınından ve sadağından çıkarır.Sevgili’nin yüzümü; aşk yangınını alevlendiren ilk kıvılcımdır.
Aşığın kalbi mi, ilk bakıştan sonra suda titreyen bir mehtap.
Göz… Savaşı başlatan haberci.
Bakış… Elde olmayan kader; ilahi kaza.
Ve aşk… Kalp ile göz arasındaki kutlu bir hadise.
Çok sonraları kalp göze diyecektir ki, “Ben bu onulmaz derde iten sensin. Safayı sen sürdün, acıyı ben çektim. Nimet senin, zahmet benim oldu. Sen sevinirken, kaygılanan ben oldum. Bakışlarını arttırdıkça sen, dertlerimi çoğalttın benim. Zafere eren sen, hezimete uğrayan ben. Sen emirlere itaat edilen hükümdar oldun, ben senin peşinde koşan tebaan. Sen emir ben esir. Sonra devam eder:
- Ey göz! Sen ikisin ben birim. İki kişinin bir ferde saldırıp onu öldürmesi zulüm değil de nedir?… Şimdi ağla o halde; etiğin zulmün cezasını çek bakalım.
Göz buna karşılık ayet-i kerime ile cevap verir: “Gerçek şu ki; gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler kör olur” (Hacc 46)
Göz görünce bir kez geriye ne kalır?

  • Okunma sayısı 534 defa
  •  Dini Hikayeler
  • « : Mayıs 19, 2008, 10:01:56 »
  • « Son Düzenleme: Mayıs 19, 2008, 10:03:35 Gönderen: cankancı kız »

Linkleri Görebilmek Için Kayit Olun  Yada  Giris Yapin
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
262 Gösterim
Son İleti Ağustos 01, 2008, 23:31:59
Gönderen: Dede Görkem
0 Yanıt
228 Gösterim
Son İleti Ağustos 16, 2008, 00:16:49
Gönderen: Dede Görkem
0 Yanıt
374 Gösterim
Son İleti Eylül 05, 2008, 09:06:11
Gönderen: bilselerdi34
1 Yanıt
534 Gösterim
Son İleti Eylül 30, 2008, 03:57:27
Gönderen: furkan2000
0 Yanıt
337 Gösterim
Son İleti Ekim 10, 2008, 18:01:37
Gönderen: AynApo
Bir şampiyonun hikayesi

Başlatan Mevzu Haberci Spor

0 Yanıt
191 Gösterim
Son İleti Kasım 03, 2008, 17:44:46
Gönderen: Mevzu Haberci
Erken biten 7 hayatın hikayesi

Başlatan Mevzu Haberci Dünya

0 Yanıt
175 Gösterim
Son İleti Ocak 02, 2009, 20:50:35
Gönderen: Mevzu Haberci
0 Yanıt
126 Gösterim
Son İleti Şubat 06, 2009, 21:53:57
Gönderen: Mevzu Haberci
İşte o dört günün hikâyesi

Başlatan Mevzu Haberci Ekonomi

0 Yanıt
97 Gösterim
Son İleti Temmuz 04, 2009, 14:02:01
Gönderen: Mevzu Haberci
0 Yanıt
67 Gösterim
Son İleti Eylül 22, 2010, 21:08:32
Gönderen: Mevzu Haberci


   
 

Forum Arma TÜRKİYE Begendiniz mi?

Sadece bir tiklama ile bunu gösterebilirsiniz.

 
 

Desteginiz için tesekkür ederiz!