Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

  Konulari Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 32
1  Eğlence Merkezi / Komik Resimler , Videolar / Yabancı dilde isminiz ne? : Ocak 29, 2008, 10:05:30
Kaderin sizin doğacağınız şehre ve ülkeye karar verdiğini biliyor muydunuz?
Eğer başka bir yerde doğmuş olsaydınız, bu durumda isminiz ne olurdu...



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin   veya 
2  Her Telden Mevzular / Duygusal Bölüm / Bir Hayal Kırıklığı .. : Ocak 27, 2008, 23:03:57
Yaşamaya geç kaldıklarım ve yaşayamadıklarım varya hani...

Hepsi birer hayal kırıklığı bende şimdi...

Hayat dolu ben boş....

Kuracak hayalimde yok...

Hayal kurabilecek gücümde...

Hayal kırıklığını bilirmisin sen?

Nasıl bir zehirdir o?

..

Hadi!

Sende boş ver beni..

Hayatı terkedeli çok olmadı belki ama..

Baksana hayat çoktan terketmiş beni!..

...

Şimdi...

Bende bi hayal kırıklığıyım işte..

Geçmişim..

Yaşadıklarım..

Hayal kırıklıklarım..

Gözlerimin yaşı..

Yüreğimin aşkı..

Söyle daha ne sayayım?..

...

Yoksa böyle olmak yakışmıyor die;

Yüreğimi..

Aklımı ..

Fikrimimi atayım?

..

Yüzüme bakmayın neyin var diye!

Gerçekten'' hiçbir şeyim yok'' artık...

Hiç bir şeyde gözüm yok..

Hiç bir yüreğin yüreğimde izi yok artık...

İnanırmısın bilemem ama galiba yüreğimde yok artık...

..

Bi boşluk içimdeki...

Tahammül edemediğim bi karanlık çıkmaz ..

...

Giderken sadece gitti sanıyordum...

Giderken yüreğimide götürdüğünü bilemezdim değilmi?..

..

En sancılı gecelerimde gözlerimde bir düş...

Kimse bilmez bilemez karanlıklarda kayan yıldızları seyrettiğimi...

Kimse duyamaz hıçkırıklarımı...
Kimse geri getiremez kaybettiğim geçmişimi...
Sevdiğimi...
Deliler gibi sevdiğim erkeğimi...
..
Bugünden kimse bilemez geleceği belki..
Ama ne olur ;

Geri getir giderken götürdüğün yüreğimi...
3  Her Telden Mevzular / Duygusal Bölüm / Yağmur yağsın yarın yar! : Ocak 27, 2008, 23:01:16


Yasa büründü tüm geceler. Gök kubbe, yıldızlı ihtişamıyla çöktü aşkımın üstüne, aşkın içinde biçare ruhum enkazında kaldı. Senin varlığınla kurduğum ne kadar toz pembe hayal varsa, üzerine siyah boya kutusu ters gelmişçesine siyaha boyandı. Bir an kaçmayı denedim buralardan, sensizlik alıştığım bir durumdu, sensizliğimde hayalin bir avuntu. Şimdi annesinin en sevdiği vazoyu kırmış bir çocuk gibi suçlu hissediyorum kendimi; seni sevdiğimi söylemekte keşkelerim olmasaydı derken kendi kendime, içim buruluyor. Düşünmeden yapamıyorum; bütün servetlerini ayaklarının altına dökerek sana sahip olmayı düşünen insanlar, sırf kendi egolarını tatmin etmek uğruna her şeyi yapmayı göze alanlar, sana mutluluğu da satın alabilirler mi? Gözlerin cezbedici zenginliğin rengarenk görüntüsüyle boyanır, sen ideallerinden vazgeçip, aşkını üç kuruşa satabilir misin ya da sattırırlar mı? Nasıl canım yanıyor bilemezsin, çakıl taşlarıyla dolu bir alanda top oynarken düşen bir çocuğun derisi yüzülen diz kapağından akan kan gibi yüreğim kanıyor. Yakamozlu gecelerde bir başka hayal ederdim seni, yakamozlu geceler bile şaşkın halime, hayallerim siyahı kadife gibi emdi, korkularım aydınlığa kavuştu, bu gece yarısı sabah olmak bilmez. Olsa ne değişir ki sevgili, sensiz olan her sabah sensizliğin üstüne doğan her güneş, ay benim için.

Başlamadan son bulacak sanırım bu aşk hikayesi... Tamamlanamamış bir beste, yarım kalmış bir şiir gibi olmasından iyidir sevgili, başlamadan bitmesi belki her ikimiz içinde en hayırlısıdır. Bunları ben söylüyorum. Savaşmadan yenilgiyi kabul etmeyen bir adamdım halbuki, maneviyatın maddiyata yenilmesine izin vermezdim ben, bana ne oldu böyle bilemiyorum. Bu belirsizlik her geçen gün, yüreğimde daha da şiddetlenen fırtınanın benden bir şeyleri koparıp götürmesine sebep oluyor. Senden, varlığından, gerçekliğinden ve beni hayata bağlayıp, hayallerde seni yaşamamı sağlayan bakışlarından birazcık cesaret alsam belirsizliğe sebep olan bulutları, karanlık dünyanın üstüne güneş gibi doğan o gülüşünle dağıtsan, canımı bile ortaya koyarak savaşacağım ama yoksun işte ve yaşananlardan bihabersin. Şu an yorgun bedeninle masum bir çocuk gibi, melekler gibi uykudasındır, rüya görüyorsun belki de, merak ediyorum sevgili, sende rüyalarında yer veriyor musun naçiz siluetime, sende sevmelerinin en yücesini, aşkların en temizini yaşıyor musun? Seninle yalnız kaldığım o an söyleyebilseydim seni sevdiğimi, sonunun yıkım olacağını bile bile söyleseydim, şimdi böylesine seni kaybetmekten korkuyor olmazdım sevgili. Düşlerime giriyor kaç zamandır; ellerinde paradan oraklarıyla yüreğimde aşkının can suyuyla yeşeren sarı saçlı başaklarındaki her tanesinde aşkımızı gösteren ekinlerimizi yoluyorlar, ikimizi karşılıklı bağlayıp; sıcaklığını bile bilmediğim o pamuk ellerine tütünden bulaşan kolaları alıp gözlerime sürüyorlar, resmen seni bir daha görmemen için gözlerimi dağlıyorlar sevgili.

Ben seni olduğun gibi seviyorum, bu insanlarsa bedenini, ruhunu bir eşya misali satın almak için çaba sarfediyor, bunları gördükçe canım acıyor, tüm bu yaşananlardan habersiz olduğunu düşündükçe, boğazıma düğümlenen ne kadar asi kelime varsa haykırmak istiyorum. Senin ağırlığınca altın verebilirler. Ya ben? Kalbimi, yüreğimin sınırlarına sığmayıp beni biçare eden aşkımı, sana hasret sevgimi verebilirim şu an ki sefaletimle...Seni koluna takıp bir süs eşyası gibi taşımayı düşünen bu zenginler gibi paraya boğamam belki ama sevgiye doymanı, aşkla sarhoş olmanı, aşk ateşiyle yanmanı sağlayabileceğim gibi o ateşte seninle yanmayı göze alırım sevgili.

Yoruldum, biliyor musun? Zemheri ayazında kalmışçasına üşüyorum sensizliğimde... Bir tarafım para değer vermeyeceğini söylüyor, bir tarafımda fırtınalar koparıyor isimsiz korkularım ve sen hiç birini bilmiyorsun. Dayanması en güç acı bu; evladını yitirmiş bir anne gibi feryat edesim geliyor içimden, acısını yüreğine gömen bir baba gibi sessizce ağlıyorum, damla damla sen düşüyorsun gözlerimden, incinirsin diye korkuyorum.

Meydan okurum tek başıma,
Kuşatılsa, aşkımı barındıran yüreğim,
Kafa tutarım tüm dünyaya,
Ölüm gelse keskin kılıcıyla üzerime,
Güler geçerim, sen yanımda oldukça,

Kalemimden kan damlıyor sanki sensizliğimde seni ölümsüzleştirdiğim şiirlerdeki kelimeler ok olup yüreğime saplanıyor yokluğunda ve ben seni öylesine çok özledim ki, ne zaman özlemimi yazmaya kalksam kelimeler kifayetsizleşiyor. Tıpkı sensiz hayatın kifayetsizleştiği gibi.

Hayallere bakarsan sevgili; zaman vuslata beş varı gösteriyor, gerçeklere bakarsan vuslatımız imkânsızlaşıp, aşkımız efsaneleşiyor ve şu an ben sensizliğimde; hayalinle, yalnızlığımla, aşkımla gece yarılarının zifiriliğini yaşıyorum. Bir hücrede mahkum nasıl hasretse güneşe, bende gerçekliğine öyle hasretim sevgili. Ne olur gittiğin o uzun yollardan geri dön ve seni göreyim gün yüzüyle, daha fazla sensizliğe dayanamayacak bu yürek...

Dayanamıyorum, yüreğime gömmek istemiyorum seni, gerçekliğinin başka birine ait olduğunu ve kendini onlara sunduğunu düşünmek istemiyorum. Eğer ki maddiyatı seçerse o yüreğin, işte yıkım o an olur benim için, o an aşkın enkazının altından cesedim çıkar, yatalak olur biçare ruhum, sensizliğimde değil ama bir eşya değerinde başka birine aidiyetinde ben, sen var oldukça yok olurum sevgili. Sessiz feryatlarımı duy gece yarısı, ikimizde uyanığız bak, rüzgar kokunu getiriyor bana, çığlıklarımı da sana getirsin ve yağmur yağsın yarın sevgili, belki o yağmurla bana gelirsin. Seni seviyorum.
4  Her Telden Mevzular / Duygusal Bölüm / Düştüm Ellerinden Dikenli Teller Arasına... : Ocak 27, 2008, 22:58:01


Öyle Bir Tılsımdır Ki Sevgi; Bize, Her Varlığa Sevgi İle Bakma Şuuru Kazandırır..En Umulmadık Şeylerde Bile Bir Güzellik Yakalama Şansı Verir..

Hadi Ver Elerini Bana..!
"Sevgi"Ye Birlikte Uyanalım..
Hadi Ver Ellerini Bana..!
Umulmazlıklarda Birlikte Kaybolalım..
Gerçek Sevgi; Daima Sıcaklığı Kucaklayan Ve Bu Yolda Yürüyen Bütün İnsanlara Adanan
Evrensel Bir Duygudur..
Hadi Ver Ellerini Bana..!
Sıcacık Sevgiyle Varolalım..
Hadi Ver Ellerini Bana..!
Beraberce Adımladığımız Yollara Sevgimizle Adanalım..
Dayanıklılığın Her Gün Sınandığı, İmtihanların Zorlaştığı Bu Uzun Yolculukta, Karşılaştığımız Her Zorlukla Birlikte Ruhumuzda Değişime Uğrar..Kaybedeceğimizi Yada Kazanacağımızı İster Bilelim İster Bilmeyelim Mücadeleye Devam Etmek Zorunda Hissederiz Kendimizi,Hayatın Hangi Kulvarında Koştuğumuza Aldırmadan..
Hadi Ver Ellerini Bana..!
Her Zorluğa Tek Yürek Dayanalım..
Hadi Ver Ellerini Bana..!
Kazansakta Kaybetsekte Sevgimizle Hep Mutlu Olalım..
Düşlerimin posasında yaşam mücadelesindeyim...
Ölüm-kalım savaşı bu,takatim yok kalmaya.
Kıskıvrak Sarılmış Dört Bir Yanım,Duvarlar Arası Boşluktayım...Karanlık Buralar
En Dipte,Öyle Dingin,Öyle Bitkin Kalakalmışım
Meğer Ses Geçirmezmiş Duvarlar...Duyulmamışım

Kendime Sarılışlarım Bitmek Bilmiyor Ve Isıtmaya Yetmiyor Kollarım Yüreğimi...
Ya Gözlerin Geçirecek Bu Titreme Nöbetlerimi,Ya Da Sesini Duyunca Kırılacak Buzları Kalbimin...
Söyle;
Hazır Mı Kulakların Duymaya,Esir Kalmış Çığlıklarımı?
Vedalaşırken Nefesinle,Hüzünlerimi Bastırdım İçimde
Çıt Çıkarmadılar...
Ellerin Gitmeye Hevesli Olduğun İçin Mi Soğuktu Bu Kadar?
Ne Zaman Uzaklaşan Bir Tren Görsem Bu Şehirden,El Sallarım Usulca.Hücrelerim Yalpalar İçimde...
Vagon Tıngırtıları Kesildiği An,Anlarım!
Kesilir Soluğum...Ölürüm

Isıtamıyorum..
Isınmıyor...
Ellerim Garip,Bomboş..
Birbirlerine Kenetleniyorlar..
Kalan Acıyı Benden Saklıyorlar..
Hani "Elde Var Acı"..
Hani "Gözde Bir Damla Yaş" ...
Gözlerime Dokunuyorlar..
"İşte Gerçek Yas"..
Gerçek Matem,Gerçek Acı..
Derinlerden Bir "Ah"..
Bir Yanık Feryat..
Ve Kurşuna Dizilmiş Bir Sevdanın İniltisi..
Ellerim Biliyor..
O Sesler Benden..
Yüreğimden Geliyor..
Ellerim Soğuk...
Çünkü;
Ellerim Yüreğinden Geliyor...
Düştüm Ellerinden Dikenli Teller Arasına..
Düşümün Adı Sendin Oysaki....
Düşün Ki Ne Çok Acıdı Yüreğim...
5  Eğlence Merkezi / Komik Resimler , Videolar / bu soruya cevap verirken samimi olunuz.. : Ocak 27, 2008, 22:47:09
bakalım ne diyeceksiniz yes mi no mu??



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin   veya 
6  Eğlence Merkezi / Komik Resimler , Videolar / ismiNİ Yaz KAlemle resmini çizSİN : Ocak 27, 2008, 22:40:59
önce kalemle ismini yaz sonra submit drawing e bas resmini çizsin



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin   veya 
7  Her Telden Mevzular / Duygusal Bölüm / Söyle hayat kaç sene daha yaşarım.. : Ocak 27, 2008, 22:32:09


Söyle hayat kaç sene daha yaşarım!!


Volkanların ardından kurumuş toprakta ben yaşamak istiyorum dercesine İNADINA yeşeren bir çiçek olabilmeyi
İSTİYORUM.....
Hayata ;
kimsenin eliyle yönlendirdiği şekilde değil ,Sadece benim gözlerimle bakmayı İSTİYORUM



Ben eskiden olduğu gibi dertsiz,ve fütursuzca, sadece oyunumu düşünmek İSTİYORUM..
TEK DERDİM OYUNDA EBE OLAMAMAM OLSUN İSTİYORUM
Sırtımdaki Yüklerimin böyle elle tutulur olmasını istiyorum.. sırtımdaki ağırlık belimi büktüğünde uyumak ve uyandığımda tekrar dimdik olmak istiyorum...
Tabutumun başında Beni seven ama sadece dünyalık değil Ahiretlikte seven bir kaç kişi olsun istiyorum.çünkü beceremiyorum çok kişiyi sevmeyi ve beceremiyorum çok kişiye kendimi sevdirmeyi...
sadece ardımdan HAkkım Helaldir Diyin yeter...
VE BEN ÖLDÜÜĞÜMDE BU KADAR AZ KİŞİ OLSUN İSTİYORUM...



Ben Yeniden kanatlarımı kocaman açıp gökyüzünde fütursuzca uçabilmeyi,ve kimsenin canını yakmadan kanatlarımı sessizce çırpmayı İSTİYORUM


ÇOK SUSADIM... SU İÇMEYE ESKİSİ GİBİ HEVESLİ OLMAYI VE SUYU İÇMEK İÇİN ÇABALAMAYI İSTİYORUM Bu KUş kadar masum ve o saf suyu içebilmeyi hakedicek şekilde YAŞAMAYI İSTİYORUM


Ben eski saflığımı ben eski masumca bakışlarımı,Ben herkese kendimi sevdirme çabalarımı İSTİYORUM...
BEN ÇOCUK OLMAYI İSTİYORUM.ÇOCUKÇA KALABİLMEYİ..
BEN BÜYÜMEK İSTEMİYORUMMM


Söyle hayat söyle daha kaç sene yaşarım...YORULUM HAYAT !
ya bırak kendimce yaşıyım yada müsade et hiç büyümeyim...
8  Her Telden Mevzular / Duygusal Bölüm / Vazgeçtim... : Ocak 27, 2008, 22:29:43


Bu bir özLemdi beLkide... senden vazgeçme düşüncesini kafamda fazLa büyüttüm ... nedeni seninLe geçen o bir kaç güzeL günün yeniden yaşanabiLme ihtimaLiydi... senin beni sevebiLme ihtimaLinden hiç bahsetmiyorum çünkü buna ihtimaL biLe vermedim...

Benim sevgim benciLceydi hep öyle oldu... sadece sevdim.... karşımdakine beni sevme hakkı bırakmadan sevmek gibi bir aLışkanlığım var...

Sevdiğimizi önce düşünceLerimizde kaybederiz... tabiki sen benden habersizdin... seni seven bendim... sevgiye oLan açLığım ki bu açLık karşına çıkan iLk insana karşı iLgi duymanı sağlayabiLecek kadar büyükse benim düşünceLerimLe sana kapıLmamında açıkLaması ancak bu oLabilir...

Ama artık vazgeçtim seni düşünmekten... düşünceLerimin yada hayaLLerimin arasına seni sıkıştırmaktan..... değiştirebiLecekLerimiz yada değiştiremeyecekLerimiz vardır ya hayatta... sen onLardan birisin... bir taraftan hayatımdaki yerini değiştiremeyeceğim birisin.... diğer taraftan sana bakış açımı değiştirebiLeceğim birisin...

Bu yüzden vazgeçtim sana ait cümLeLer kurmaktan her satırda senden bahsetmekten... söyLemeye başLayacağım her cümLede önce seni akLıma getirmekten vazgeçtim... Hani bişeyLer söyLeyecektim ya sana kendimden bahsedecektim derdimi anLatacaktım.... benim derdim sendin...

O zamanda vazgeçmiştim hani... hatta ben koLay vazgeçerim herşeyden demiştim...Ama bunun bir nedeni var... senden vazgeçmemin sebebi de sensin... Sana hesap sormayacağım... soramam!!! nerden biLecektin ki seni bu kadar sevdiğimi!!!! biLseydin biLe ne yapabiLirdin bu durum karşısında... şimdikinden farkLı bir davranış sergiLemeyeceğini biLdiğimden hiç sesimi çıkarmadan sevdim seni...

İşte vazgeçtim... sendende çabuk vazgeçtim...
Her sabah uyandığımda sen akLıma geLdiğinde duyduğum o sevinç duygusundan....
Seni yeniden görecek oLmanın verdiği heyecan yüzünden evden dışarı çıktıktan sonra evde yapacakLarımın akLıma geLmesinden...
Hep bir sonraki günün sana ait oLan bir kaç dakikası için sabaha kadar pLan yapmaktan yorgun düşüp ertesi gün şişmiş gözLerLe uyanmaktan...
AyıLmak için aLdığım kahvenin yine seni düşünürken geçirdiğim zamanda buz gibi oLup içiLmez haLe geLmesinden...
ArkadaşLarLa beraberken her konunun ardını sana bağLayıp birden sadece seni konuştuğumun farkına varıp daLga konusu oLmaktan...
Ders çaLışmaya çaLışırken kitapLarımın her sayfasına senin ismini yazmaktan....
vazgeçtim....!!!!!!!

İhtimaLLerden vazgeçtim
Sevmekten vazgeçtim
Düşünmekten vazgeçtim
SöyLemekten vazgeçtim
Sormaktan vazgeçtim
ÇabaLamaktan vazgeçtim
CümLeLerimden vazgeçtim
HayaLLerimden vazgeçtim
DuyguLarımdan vazgeçtim
ÖzLemLerimden vazgeçtim
YargıLarımdan vazgeçtim
OLasıLıkLardan vazgeçtim....

Dahada sayacaktım ama vazgeçtim...!!!!
9  Pc Donanım - İşletim Sistemleri / Teknoloji ve Bilim / Kadavradan alınan kalp çalıştırıldı! : Ocak 14, 2008, 09:32:18
  ABD'li uzmanlar, ölü bir fareden aldıkları kalbi canlı hücre naklederek çalıştırdı. Gelişmeyle, organ bulmanın büyük ölçüde kolaylaşması bekleniyor

ABD'li bilim adamları hayvan kadavralarından alınan kalplere canlı hücreler naklederek çalıştırmayı başardı. Minnesota Üniversitesi Kalp Tedavi Merkezi laboratuvarlarında yapılan bu çalışmanın insana da uygulanabilmesi durumunda nakil için limitsiz sayıda kalp ve büyük olasılıkla diğer organların temini mümkün olacak.
      Bu çalışmada ölü bir farenin kalp hücreleri güçlü temizleyicilerle kalpten ayrıştırıldı, ortaya hücrelerin gizlediği proteinlerden oluşan kalp iskeleti çıktı. Daha sonra bu yapıya, yeni doğan farelerin kalbinden alınan canlı hücreler enjekte edildi. Uygun laboratuvar ortamında yalnızca 4 gün sonra kalbin kasılmaya başladığı görüldü. Sekizinci günün sonunda kalp atmaya başlamıştı.
      İngiliz Tıp Dergisi Nature Medicine'a konuşan Dr. Taylor, "İlk kasılmaları gördüğümüzde nutkumuz tutuldu. Kalbin çok güzel çalıştığını görünce çok şaşırdık" dedi.
10  Pc Donanım - İşletim Sistemleri / Teknoloji ve Bilim / En iyi karadelik fotoğrafı : Ocak 13, 2008, 13:22:16


Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) teleskopu Chandra şu ana kadar çekilmiş en iyi kara delik fotoğrafını yakaladı.
      Kara deliğin yakınındaki galaksilere olan etkisini gözler önüne seren fotoğraf, kara deliklerin çok büyük bir hızla döndüklerinin şu ana kadar ki en iyi kanıtı olarak gösteriliyor.
      Fotoğrafta kara deliğin yüksek enerjili partiküllerini ve bunların çevre ile galaksilere etkilerini görmek mümkün.
      Bilim adamları NASA'nın web sitesinde,bu büyüklükteki karar deliklerin etraflarındaki herhangi bir maddeyi ışık hızına yakın bir hızla kendilerine çekebildikleri görüşlerini dile getirdi.
      Kara delikler çok büyük çekim kuvvetine sahip uzay kütleleri olarak tanımlanıyor ve içlerinden ışık bile kaçamadığı için ssimsiyah bir kitle olarak görünüyorlar.
Sayfa: [1] 2 3 ... 32


Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

SimpleTurk - Turkish SMF Technique Support
SimpleTurk v6 (ST-Pro) Theme by ShaLgam
Bu Sayfa 0.276 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu
| Arsiv Odasi | Wap | Wap2 | Wap Forum | Seo URL | XML | Rss | Link Takas | Site Arsiv | Kaynak Sitemap | Google Etiket | Google Tagged | Site Map | URL Liste | Arsiv | Arsiv 1 | Seo Arsiv |

| Forum Kurallari | Yasal Uyari | Mevzu Alemi |
Bu site en iyi 1280 x 1024 ebatlarinda ve Mozilla Firefox Mozilla Firefox Edinin tarayicisi ile gözlemlenir!
 
Mevzu Forum © 2008 - Tüm Haklari Sakldir..